• +90 212 454 42 00
  • info@tigturkey.com
  • Pzt - Cum: 08.00 - 17.00
    • Temmuz

      2026

    YAPAY ZEKÂ VE EĞİTİM MODELİ

    Eğitim ve yapay zekânın öğrenme biçimlerine etkisi üzerine düşünmek artık bir ihtiyaçtan öte zorunluluk haline geldi. Artık kabul etmeliyiz ki yapay zekâ ile yeni bir eğitim sisteme muhtaç durumdayız. Bilgiye ulaşma yöntemleri yeni araçlarla bir başka sürece evrildi. Yapay zekânın eğitim sistemine, özellikle üniversite eğitimine nasıl entegre edileceği; öğrenci-profesör ilişkisi, ders aktarımı, sınav biçimi, ödev sistemi ve notlandırmanın nasıl şekillenmesi gerektiği üzerine düşünmek artık bir zorunluluktur.

    Mevcut eğitim modelinin yapay zekâ sonrası dönemde aynı şekilde devam edemeyeceği; bilginin üretimi, işlenmesi, dönüştürülmesi ve öğrencinin zihninde kalıcı hale gelmesi açısından yeni bir modele ihtiyaç olduğu görmezden gelinemez. Eğer amaç öğrenciyi sadece bilgiye ulaşan kişi olmaktan çıkarıp, bilgiyi dönüştüren, açan, kendi alanına uyarlayan ve onu mesleki verimliliğe çevirebilen kişi haline getirmek ise yeni koşulların bu amaca uygun bir şekilde yeniden gözden geçirilmesi gerekir.

    Bugünkü eğitim sisteminde öğrenci çoğu zaman bilgiye erişim, ezberleme ve tekrar etme üzerinden değerlendiriliyor. Oysa yapay zekâ çağında asıl mesele, bilgiye ulaşmak değil; ulaşılan bilgiyi anlamlandırmak, süzmek, özetlemek, kişisel düşünceyle birleştirmek ve kişinin kendi zihinsel yapısına katabilmesidir. Bu nedenle eğitim sistemi sadece içerik değil, yöntem olarak da değişmek zorundadır.

    Yeni dönemde öğrenci-profesör ilişkisi yalnızca “bilgiyi veren” ve “alan” ilişkisi olmamalıdır. Profesör, bilgiyi tek yönlü aktaran kişi olmaktan çıkıp öğrencinin düşünme, yorumlama ve dönüştürme sürecine rehberlik eden bir role geçmelidir. Öğrenci ise pasif alıcı değil; araştıran, sentezleyen, sorgulayan ve kendine ait bir düşünce kuran özne haline gelmelidir.

    Dersler klasik sunum ve anlatım biçiminden çıkarak daha etkileşimli, daha problem odaklı ve daha yorumlayıcı hale gelmelidir. Yapay zekâ, ders öncesi hazırlık, alternatif kaynaklara erişim, konu genişletme, karşılaştırmalı düşünme ve kişiselleştirilmiş öğrenme desteği açısından kullanılabilir. Böylece sınıf içi zaman, bilginin ilk kez verilmesinden çok, o bilginin tartışılması, açılması ve işlenmesine ayrılabilir.

    Ödev anlayışı da değişmelidir. Araştırma yapmak artık sadece kaynak taramak değil, yapay zekâ ile serbest araştırma yapabilmek, farklı bakış açıları toplayabilmek, sonra bunları kendi zihinsel katkısıyla anlamlı bir metne veya çıktıya dönüştürebilmek demektir. Burada mesele hazır metin üretmek değil, elde edilen malzemeyi dönüştürerek kişinin kendi bilgi dağarcığına katmasıdır.

    Sınavların yapısı özellikle değişmelidir. Sınav esnasında yapay zekâ kullanımının serbest bırakılabileceği düşünülebilir. Ancak bunun karşılığında öğrencinin yapay zekâ ile topladığı bilgileri özetlemesi, kendi düşüncesini eklemesi ve sonrasında bunu sözlü olarak savunması gerektiği üzerine düşünülmeli.

    Öğrenci yapay zekâ ile bir epistemik ilişki kurar; yani bilgiye ulaşır, onu inceler, işler, anlamlandırır. Sonrasında ise öğrencinin aklında kalan, onda iz bırakan ve kendi zihninde dönüştürdüğü kısım esas değerlendirme ölçütü haline gelir. Bu nedenle gelecekte sınavların sadece yazılı değil, büyük ölçüde sözlü, tartışmalı ve yorum ağırlıklı olması gerekir.

    Not sistemi de yalnızca sonuca değil, sürece odaklanmalıdır. Öğrencinin yapay zekâyı nasıl kullandığı, bilgiyi nasıl işlediği, ne kadar özgün katkı sunduğu, ne kadar içselleştirdiği ve bunu sözlü/yazılı biçimde ne kadar sahiplendiği değerlendirme ölçütü olabilir. Böylece başarı, sadece “doğru cevabı vermek” değil; doğru bilgiyi anlayıp dönüştürerek kendi alanına taşıyabilmek olur.

    Öğrenciler açısından temel amaç var olan bilgiyi dönüştürebilmektir, bilgiyi açabilmektir. Amaç, o bilgiyi kişinin kendi bilgi dağarcığına katabilmesidir. Amaç, bu sürecin sonunda öğrencinin kendi mesleki alanında daha verimli, daha üretken ve daha bilinçli hale gelmesidir.

    Şu anki haliyle bile bu tür bir yapay zekâ sisteminin öğrencilere nasıl faydalı olabileceği ele alınmalı. Buradaki temel fark, sistemin yalnızca bilgi veren bir araç olmaması; öğrencinin düşünme sürecine eşlik eden, ona yapı kazandıran ve dönüşümünü destekleyen bir rehber gibi çalışabilmesidir.

    Bu yaklaşımın farkı, öğrenciyi sadece cevap alan kişi olarak görmemesidir. Sistem, öğrencinin bilgiyle kurduğu ilişkiyi önemser. Yani sadece “doğru bilgiye ulaştı mı” sorusu değil, “o bilgiyi nasıl kavradı, nasıl dönüştürdü, ne kadar benimsedi ve nasıl ifade etti” soruları öne çıkar. Bu yüzden sistem, salt cevap üreticisi olmaktan çok, öğrencinin düşünce oluşumuna eşlik eden bir ortak veya rehber işlevi görür.

    Sonuçta yapay zekânın kaçınılmaz olduğu bu koşullarda eğitim sistemi değişmek zorundadır.

    Bununla birlikte sınıftaki düzen değişecektir. Ders anlatım biçimi değişecektir. Ödev ve araştırma yöntemi değişecektir. Sınav biçimi değişecektir. Notlandırma anlayışı değişecektir... Değişim her açıdan dijital çağın ihtiyaçlarına göre planlanmalı ve buna göre de eğitimin hem fiziki hem de yöntemsel alt yapısı hazırlanmalıdır.

    Bu değişimin temelinde ise yapay zekâyı yasaklamak ya da kör biçimde serbest bırakmak değil; onu bilgiye erişim aracı olmaktan çıkarıp, düşünceyi dönüştürme ve öğrenmeyi derinleştirme aracı olarak yeniden konumlandırmak vardır.

    *Emekli eğitimci ve Doğu Akdeniz Üniversitesi Vakıf Yönetim Kurulu üyesi.

    • Temmuz

      2026

    ÖZBEKİSTAN'IN PARLAYAN YILDIZI NAMANGAN

    Tarihi İpek Yolundaki iki farklı güzergahın buluşma noktasıdır. Yazın ortasında şehrin ardındaki   ulu dağlardan eriyen karların oluşturduğu iki büyük ırmağın buluşup bir deve dönüşüp 200 km boyunca vadiye hayat veren   birleşme alanıdır Namangan.

    3000 yıllık Aksi Kent'in kalıntılarının katman katman günyüzüne çıkartıldığı, köklü medeniyetin bugünkü uzantısı.

    Buyıl 65. si kutlanan Güller Festivalinin yapıldığı mekan. Adını tuz madanlerinden alan bereketli topraklar.

    Heryıl daha coşkulu daha organize. 7'sinden den 77'sine bütün halkın katıldığı estetiğin, bilginin, zevkin, tecrübenin şekillendiği belkide dünyanın en yapıcı, paylaşımcı festivallerinden biri.

    Güller Festivali ismi insanı yanıltmasın. Sadece bizim gül dediğimiz çiçeğin Festivali değil, burada tüm çiçeklerin ortak ismi gül. Gül'de bütünleşme, buluşma, kavuşma, kucaklaşma. Rengi, kokusu , görünüşü farklı olan çiçeklerin,  farklılıkları ortadan kaldırıp Gül' de bütenleştiren festival.

    Sadece nehirlerin, yolların değil, bölgede yaşayan sınır komşularına da kucak açıyor. Geçen sene   2 ay boyunca yurt dışından 1 milyon ziyaretçi gelirken bu yıl bu rakama 3 günde ulaşıldı.

    Bunun en büyük nedenlerinden biride hemen hergün gün içine yayılmış enaz 4 farklı yerde yapılan konserlerin etkisi olduğunu düşünüyorum. Birde hersene olduğu gibi bu yılda yapıla yenilikler. Hersene kendini yinelemek,  geliştirmek çeşitlendirebilmek büyük maharet ve başarı gerektiriyor.

    Buyıl  festivalin ana temalarının başında "1 Ay Boyunca En Fazla Çiçek Dikilmesi" başlığında Guiness Dünya Rekoru. Daha önce1 milyon olan rekor, buyıl  Namangan'da yaklaşık 35 milyon olarak tescillendi. Bu gerçekten zorlu bir süreçti. İlkönce alan kayda alınıyordu.  Gelen çiçekler sayılıp video eşliğinde dikilip 4 er saat aralıklarla ekipler bunu kayıt altına alıyorlardı. Bir ekip en fazla 8 saat çalışabikiyordu. Akşam bütün ekiplerden toplanan kayıtlar, imzanıp Guinness merkeze günlük gönderiliyordu.  Günlük onaylanıp ertesi gün aynı şekilde devam ediliyor.

    Gerçekten yorucu ve meşakketli bir süreç.

    Açılışta Guinness sertifika töreni tüm halkı ve ekipleri ziyadesiyle çok mutlu etti. Çok emek verildi. Sonunda başarıldı.

    25 ülkenin temsilcileri açılış programında protokolde yerlerini almışlardı.

    Çiçeklerle süslenen araçlar,   başarılı genç sporcular boyunlarında madalyaları ile geleceğe umut veriyorlardı. Genç müzisyenler profosyonellere taş çıkartan uyumları seyir ve dinlemeye değer görüntü veriyorlardı. Guinness sertifikasının büyük boy bir kopyası kamyonet tarafından taşınması çok alkışlandı. Sarı, mor, leylak, kırmızı rengine bürünmüş herbiri çiçek gibi olmuş genç kızlar salına salına geçitte yerlerini almışlardı. Dans ederwk yürürken hafif rüzgarda salınan çiçekleri andırıyorlardı.

    Buyıl Namanganda toplamda150 milyon çiçek dikilmişti. Şehirde boşyer kalmamıştı. Bu anda güneşin etrafında gökkuşağı renkleri belirdi. Sanki güneş aşağıdaki  festival coşkusuna  ortak olmuş yer-gök çiçek açmıştı.

    Çiçekler sevginin, duyguların, söylenemiyen gizemlerin, çoşkunun kalp atışının aracı yada o duyguların dile geldiği sesizliğin sesi olmuştur.

    Böylesi sert ve zor coğrafyanın naif, içi sevgi dolu insanların Özbek Türklerinin çoşkusunu dile getirme biçimi.

    Bu coğrafyanın insanlarının başka özelliklerinden biride müzik ve ritim. Gülmesini, müziğe   hareketleriyle uyum sağlamasını çok iyi biliyorlar. Bir yerde müzik başlayınca orada insanlar toplanıp ritimle veya dansederek katılıyorlar. Müthiş güzel ve insanı kendilerine hayran bırakıyorlar. Saçları örülü olduğu halde bellerine kadar uzanan genç kızlarımızın kuğu gibi yollarda süzülüşleri görsel şölen.

    Özbekistan'nın tamamında yollar çok geniş, bakımlı ve temiz. Aralarda geniş park ve bahçeler var. Ama bizim koru alanları gibi. Çok büyük bence içinde farklı isimlerde parklar oluşturulmalı. Yoksa bu parkın içinde sözleşipte buluşabilmek neredeyse imkansız. Buranın en merkezi yerinde BABÜR PARKI var. Bence Babür Şahın heybeti ve büyüklüğüne yakışan bir park.Tarihteki şahsiyetlerin isimleri yerleşim yerlerine, parklara, ulaşım araçlarına verirken onların heybetine büyüklüğüne, ihtişamına denk olmalı.

    Açılıştan sonra protokolde olan herkes yemeğe davet edildi. Herkesin oturacağı yeri belirlemişler. Herşey kontrol altında. Açılışta sahne alan müzik grupları hemen hepsi sahne performanslarını kapalı alana göre yinelediler.
     
     Misafirler genellikle kendi ülkelerden gelenler ile aynı masaya yerleştirilmiş.  Türkiye'den gelen 4 kişiyiz. Türk Yatırım Ajansı TIG in Başkanı Sayın Hayreddin Turan, Başkan yardımcısı Değerli dostum Selim Arvas, Guinness Temsilcisi Sayın Şeyda Subaşı Gemici, yazıları 16 dile çevrilmiş meşhur Kırgız yazar, Begijon Ahmedov, Turim Bakanlığından bize rehberlik ve eşlik etmesi için görevlendirilen Oksana  Hanım gezi boyunca bizlen bereberdi. Birde Namangan Turizm Bürosu müdürü Otabek Rasulov ve Turizm Bürosu çalışanları bizim masada. Sevgili Otabek  gezi öncesi hazırlıklar ve sonrasında çok uyumlu bir çalışma gerçekleştirdik. Japonya, Kore, Hindistan, Çin  çok kalabalık bazı ekiplerden bazıları. Bu ekipler 2şer, 3 er masayı doldurmuşlar.  Masaların üzerinde boşyer yok. Kuruyemişten, içeceklere, salata, meze çeşitlerinden, meyva çeşitlerinden, et çeşitlerine kadar herşey masa üzerinde. Masa üzerinde boş yer bulmak imkansız.  Bir taraftan garsonlar sürekli yemek taşıyorlar. At eti ilginç bir et. Sanki yedikten sonra insan yorgunluğunu unutuyor. Daha dinç hissediyorsunuz. Kasaplık olarak değerlendirilen atlar özel yetiştiriliyor. Çok yoğun ve yorgun geçen güne rağmen  çok güzel bir gün geçirdik.

    Ertesi gün yine  çok yoğundu. Namanagan Aksi Kent arkeolojik park ve kazı alanı. Aksi kent müzesi ve kazı alanının  başında Anvar Ikrom var. Anvar Bey aynı zamanda basın ve sosyal medya platformunu da yönetiyor. Benim Atom karıncam. Yorulmak nedir bilmeyen günde 18 saat işinin başında. Birlikte Türkiye'de Özbekistan Tarih Devlet Televizyonu için birçok çekim gerçekleştirdik. Çok uyumlu ve neşeli insan.

    Gezi sonrası kaçınılmaz yemek. Yemek ve iş arkadaşları ile birlikte olmalarına çok önem veriyorlar. Özbekistan'da  Nehir kenarında yemek bahane ama gürül gürül akan nehir kenarında sohbet müthiş. Kırgız ünlü yazarla bol boş sanat ve kültür sohbetleri yapmak çok keyifliydi.

    Özbekistan halkının, belki bütün Türkistan bölgesinde günün her saatinde  herkes birbirine selam veriyor, selam alıyor. Birde yemekten sonra hatta bir çay salonunda çay yanında bir küçük pasta tükettikten sonra orada bulunan genelde yaşça en büyük veya bilgisi çok olan kişi  Özbekistan Devletine, bayrağına, başkanına, halkına, orada bulunan kişilerin sağlık ve mutluğu için dua ediyorlar. Bazen,  genel olmamakla birlikte azınlık afiyet olsun amin deyip ellerini başından aşağı doğru salıveriyorlar.  Çok güzel bir adet şükür duası edilmeden sofradan kalkılmıyor.

    Ertesi gün Namangan sanayi bölgesi gezileri. Sanayi tesisleri ve tekstil üretim tesislerini ziyaret ettik. Çalışanlar ve işverenlerle sohbetler ettik.  Çok başarılı ve aktif gelişmeye müsait sanayii. Türkistan coğrafyasından bir yıldız yükseliyor Namangan.

    Özbekistan coğrafyası denince akla Taşkent, Semerkand, Buhara, Hive geliyor. Bilim, Eğitim, Sanat, ticaret, zanaat merkezleri buralar. Fergana vadisi tarımın, bereketin simgesi olmuş ipek böceği ve ipek dokumaları, tahta işçiliği, demire şekil verme konusunda maharetli, güçlü, azimli, eğlenceli, misafirperver iyi insanların diyarı Namangan.

    Namangan dan söz ederken lezzetli, hoş kokulu meyvalardan söz etmezsek eksik kalır. Maalesef ülkemizde meyvaların ve sebzelerin  3 boyutlu yazıcıdan çıkmış versiyonları sanki. Plastikten yapılmış. Kötü kopyaları sanki.  Namangan'da Meyvaların kuruları bile kokulu ve lezzetli.

    Günler çok çabuk geçiyor. Namangan Bölgesi  Hakimi Sayın Şavkat Abdurazakov ; Hakim yardımcısı Sayın Botir Nitrinov, Ticaret, Yatırım ve Uluslararası İlişkiler Dairesi Başkanı; Sayın Okibjon İnamov Namangan Bölgesi Vali Yardımcısı yatırımlardan sorumlu md. toplantı ve istişarelerde bulunduk. İlişkileri geliştirmek ve gelecekte yapılacak   çalışmalar için bilgi aldık. Bazı düşündüğümüz projeleri masaya yatırdık.

    Toplantıda ticaret ve ekonomi, yatırım, turizm ve kültür konularına odaklanıldı.

    Sayın Hayreddin Turan sanayi, inşaat, turizm ve yüksek teknoloji alanlarında faaliyet gösteren onlarca şirketi bünyesinde barındıran TIG i, ayrıca, Türkiye - Körfez ülkeleri ve Afrika ülkelerinden büyük şirketleri bir araya getiren derneklerimizden söz etti.  

    Sayın Selim Arvas

    Namangan'daki birkaç küçük sanayi bölgesini ziyaret ettik. Üreticilerin potansiyelinin yüksek olduğuna ikna olduk," dedi.

    Bölge valisi, karşılıklı   ilişkilerin birçok ortak yönü olduğunu vurgulayarak iş birliğine tam destek verdiğini ifade etti. Her yönden büyük bir mesafe aldık. Projeler, gelecek ve ⁷özel yatırım alanları ve fırsatları masaya yatırıldı.

    NAMANGAN'ın büyük bir kapasitesi var. Bunlar yavaş yavaş ortaya çıkacak. İnsanlar Namanganı keşfedecekler. Bölgesel ve Dünyada büyük bir güç merkezi olacak. Bana soruyorlar. Dubai, Doha gibi mi? diye. Yok hayır onların insan gücü ve tarihsel geçmişleri Özbekistan gibi değil.  Halkın büyük tarihsel geçmişi ve oluşturdukları dünyaya hüküm sürmüş bir medeniyetleri var. Burası daha başka. Geçmişten gelen bir güç bir doymuşluk var. Emir Timur'un, Babür Şah'ın, Ali Kuşçu'nun, Hoca Ahmet Yesevi'nin, İmam Maturidi'nin, İmam Buhari' nin mirasçıları. Özbekista'nın diğer bir şansı Devlet Başkanı Sayın Şevkat Mirziyoyev eğitime ve insana yaptığı yatırım. Yaptığı stratejik değişim ve atılan adımalar ile Özbekistanı her alanda dünyada söz ettirmeyi başardı. Bunlar dışardan bile çok rahat görünüyor.

    Benimle birlikte alış verişe gelen dostum Cihangir üniversitede Hoca, İngilizcesi mükemmel Arapça, Fransızca, istanbul Türkçesini çok güzel konuşuyor, Farsça şiirler dilinden eksik olmuyor. Bu kadar birikim etrafımızda birçok kişide var. Tekstilde makinede çalışan genç  Oksford aksanlı ingilizce konuşuyor, Vali yardımcısı Botir  Bey ile Japonca konuşmayı çok seviyorum.  Bakanlıktan başka arkadaş Malay dilini konuşuyor. Ama hepsi müthiş mütevazi ve sevecen insanlar.

    Ülkelerini geliştirmek için gece gündüz çalışıyorlar. 12_14 saat ayaktalar. Bazen gece 2'de yatıp sabah 8 bizimle yollardalar.

    Bu ülke çok gelişecek, büyüyecek. Donanımlı, bilgili, empati yapabilen, yaratılış gerçeğini kavrayan insanların sırtında yükselecek bu dünya. Bir yıldız doğuyor yeniden Türkistan'nın   bereketli topraklarından Namangan.

    Dönüş yolu gelişte olduğu gibi Namangana araçla 2 saat mesafede olan Fergana Hava Alanı üzerinden Taşkente geçeceğiz ve oradan THY ile İstanbul. Fergana okadar büyük bir yerleşim alanı olmamasına rağmen araba fabrikasının kurulduğu şehir. Yakın zamanda devlet başkanı Sayın  Mirziyoyev'in katılımı ile içinde,  lokantalar, parklar, bahçeler, ibadet alanları, irili ufaklı su ve ışık gösterilerinin yapıldığı mekan hizmete alındı. Yüzlerce dükkan var ama hepsi açılmamış. Çocuklar, gençler, aileler hepsi bu mekanın tadını çıkartıyorlar. Binalar tamamen Turkuaz ve güzel çinilerden, ince tahta işçiliği ile işlenen kapı ve pencereler sanki tarihn içinden fışkırmış gibi. Özbekista'nın ruhunu taşıyor. Hepsi güzellikte birbiri ile yarışıyor.

    Saatler geçip bizim havaalanına dönüş yolculuğu iyice kendini hissettirirken yolda Özbekistan'nın herbiri sanat eseri sayılabilecek ekmeklerinden alıp ailelerimizle ve sevdiklerimizle bu lezzetleri paylaşmak onlarada tattırmak istiyoruz. Her bir ekmek doğal hepsi lezzetli.

    Andican Türk Devletleri Topluluğunun Kültür başkenti resmi açılış öncesi Özbekistan Devlet Başkanı Sayın Mirziyoyev Namangana geldi. Hava alanın da Namangan Hakimi Sayın Şavkat Abdurazakov tarafından karşılandı. Birlikte yapılan çalışmaları yerinde inceledi. Namagan sanayi ve tarım tesislerini gezip birçok temel atma törenlerini ve açılışları gerçekleştirdi.

    Halk Özbekistan bayrağı gibi.

    Üstte gök gibi mavi. Dünyamızı saran "Gök Kubbe", ortada beyaz Özbek halkın Pamuk kalbi gibi aynı zamanda dünyada 5. Bütük pamuk üreticisi ülke. En altta Yeşil toprağı saran   yeşil örtü gibi. Etrafında kırmızı çizgiler. Demir gibi karakterli insablar.  Hilal ve yıldızlar gecemizi aytınlatan inancın simgeleri. Kısaca güzelliğin, bereketin,lezzetin, bilim, sanatın, zenginliğin, güzelliğin, geleceğin adı Özbekistan.

    • Mayıs

      2014

    TÜRK FIRMALARINA KAPIMIZ AÇIK

    Fransa'nın Türkiye Büyükelçisi Laurent Bili, ikiz çocuklarına Tayfun ve Volkan gibi Türk isimleri verecek kadar Türkiye'ye yakın biri. İstanbul'daki Fransız Sarayı'nda bizi misafir eden Fransa'nın Ankara Büyükelçisi Laurent Bili ile; bu sayımızda iki ülke arasındaki ilişkiler, ekonomi ve özel hayatı üzerine renkli bir sohbet gerçeklestirdik.

    • Apr

      17

      2015
    • 2 125
    • 5
    • AVRUPA İMAR VE KALKINMA BANKASI TÜRKİYE MÜDÜRÜ JEAN-PATRICK MARQUET

    EBRD TÜRK FİRMALARINDAN PROJE BEKLİYOR

    Güneş, rüzgar, su kaynaklarından enerji üretmek isteyenler, çevreci yatırım yapmaya karar veren yatırımcılar, Avrupa Kalkınma ve İmar Bankası, projelerinizle sizi bekliyor. Son 20 yılda küresel ısınma nedeniyle dünya, giderek daha kirli, daha yaşanmaz hale geldi. Bu durum, dünyanın geleceği açısından ürkütücü bir tabloya işaret ediyor.

    • Apr

      17

      2015
    • 2 125
    • 5

    SIGNS YOU NEED DRAIN REPAIR SERVICES

    Paetos dignissim at cursus elefeind norma arcu. Pellentesque mode accumsan est in tempus, etos at ullamcorper quam suscipit lacus maecenas tortor. Erates vitae node metus. Suspendisse est gravida ornare. Non mattis morbi suspendisse velit rutrum modest a tortor velim pellentesque uter justo magna gravida.

    • Apr

      17

      2015
    • 2 125
    • 5

    STEPS TO IMPRIVE JOINT PLACEMENT

    Paetos dignissim at cursus elefeind norma arcu. Pellentesque mode accumsan est in tempus, etos at ullamcorper quam suscipit lacus maecenas tortor. Erates vitae node metus. Suspendisse est gravida ornare. Non mattis morbi suspendisse velit rutrum modest a tortor velim pellentesque uter justo magna gravida.

    • Apr

      17

      2015
    • 2 125
    • 5

    HOW TO CHOOSE A RELIABLE COMPANY

    Paetos dignissim at cursus elefeind norma arcu. Pellentesque mode accumsan est in tempus, etos at ullamcorper quam suscipit lacus maecenas tortor. Erates vitae node metus. Suspendisse est gravida ornare. Non mattis morbi suspendisse velit rutrum modest a tortor velim pellentesque uter justo magna gravida.

    • Apr

      17

      2015
    • 2 125
    • 5

    INSTALLATION OF CLICK LAMINATE FLOORING

    Paetos dignissim at cursus elefeind norma arcu. Pellentesque mode accumsan est in tempus, etos at ullamcorper quam suscipit lacus maecenas tortor. Erates vitae node metus. Suspendisse est gravida ornare. Non mattis morbi suspendisse velit rutrum modest a tortor velim pellentesque uter justo magna gravida.

COST CALCULATOR

Use our form to estimate the initial cost of renovation or installation.

REQUEST A QUOTE
Latest Posts
Most Viewed
Text Widget

Here is a text widget settings ipsum lore tora dolor sit amet velum. Maecenas est velum, gravida Vehicula Dolor

Categories
Archives
Tags
  • Telefon:
    +90 212 454 42 00

  • 29 Ekim Cad.
    VPB 2.Plz 9.Kat
    Yenibosna/İST

Hakkımızda

TURKEY INVESTMENT GATE. is based in Istanbul / Turkey, and provides new and existing businesses with a wide range of real estate business development solutions for Turkish Market.

Hizmetlerimiz
  • Sağlık Turizm Hizmetleri
  • Reklam Hizmetleri
  • Ticari Hizmetler
  • Matbaa Hizmetleri
  • Medya Planlama
  • Gayrimenkul Geliştirme
  • Şirket Kurumu
© Copyright 2015 TIG Turkey by Fikirevim Reklam Ajansı